Gabor Maté’nin bu yaklaşımını gelişimsel açıdan ele alacak olursak: Travma tetiklendiğinde yetişkin bedeninde olursunuz ama ilişkinin içindeki “benlik” bazen yaranın oluştuğu gelişimsel döneme geri çekilir mesajını alırız.
Örneğin bugün 40 yaşında bir kadın, partnerinin mesajına cevap vermemesiyle yoğun biçimde terk edilme korkusu yaşayabilir. Mantıksal olarak: “Bir insanın mesaj atmaması, beni terk ettiği anlamına gelmez.”
Bunu bilir.
Ama bedensel ve duygusal tepkisi 40 yaşındaki bir insanın tepkisi gibi olmayabilir.
İçerideki deneyim daha çok:
“Beni bırakma.”
“Beni seç.”
“Neden beni istemiyorsun?”
“Benimle ilgilen.”
gibi çok daha erken bir yaşın ihtiyacını taşır.
Çünkü tetiklenen yalnızca bugünkü olay değildir.
Bugünkü olay, geçmişte tamamlanmamış bir deneyimin düğmesine basmıştır.
Kendilik gelişimi açısından daha da önemli olan tarafı
Çocuklukta bir ihtiyaç karşılanmadığında çocuk bunu yetişkin gibi anlamlandıramaz.
“Annemin kapasitesi sınırlıydı.”
“Babam kendi problemleriyle meşguldü.”
“Bu benim değerimle ilgili değil.” diyemez.
Çocuk daha ilkel bir sonuca varabilir:
“Demek ki ben yeterince önemli değilim.”
İşte bu sonuç, zamanla kendilik algısının bir parçası haline gelebilir.
Dolayısıyla yetişkinlikte benzer bir durum yaşandığında yalnızca bugünkü olay tetiklenmez.
“Ben önemli değilim” duygusu da yeniden aktive olur.
Bu nedenle kişi bazen yaşına uygun olmayan ölçüde öfkelenir, ağlar, yapışır, kaçar, susar veya karşı tarafın onayını almak için kendisinden vazgeçer.
Aslında davranışı abartılı görünse de duygunun yaşı abartılı değildir.
Duygu, ait olduğu gelişimsel dönemin duygusudur.
Bunu çok sade bir cümleyle şöyle anlatabiliriz:
Travma tetiklendiğinde bugün yaşadığımız olaya yalnızca bugünkü yaşımızla cevap vermeyebiliriz.
Bazen bugünün olayını, yaranın açıldığı yaştaki kendiliğimizle yaşarız.
Ve terapi tam burada devreye girer:
Amaç o çocuğu susturmak değil.
Bugünkü yetişkinin, geçmişte yalnız kalmış çocuğun yanına gitmesini sağlamaktır.
“Şimdi ben varım.”
“Artık senin adına karar verebilirim.”
“Artık seni koruyabilirim.”
“Bunun olması senin değersiz olduğun anlamına gelmiyordu.”
Çünkü iyileşme çoğu zaman geçmişteki çocuğun bugünkü yetişkin tarafından yeniden sahiplenilmesiyle başlar.
