“Annemle görüştükten sonra neden kendime bile tahammülüm azalıyor?”

Bazen annenizle birkaç saat geçirirsiniz.
Konuşma sıradandır. Belki kavga bile etmemişsinizdir.

Ama eve döndüğünüzde eşinize, çocuğunuza hatta kendinize karşı daha tahammülsüz olduğunuzu fark edersiniz.

Ve aklınızdan şu geçer:

“Annem beni yine gerdi.”

Oysa bazen mesele yalnızca o gün yaşanan konuşma değildir.

Çünkü bazı ilişkilerde bugün yaşanan küçük bir cümle, geçmişte yaşanmış çok daha eski duygulara dokunabilir.

Çocukken kendini açıklamak zorunda kalan, eleştirilen, görülmeyen ya da sürekli uyum sağlaması beklenen bir çocuk; annesinin yanında yetişkin olduğu hâlde bir süreliğine o eski duygusal pozisyona yaklaşabilir.

Yetişkin aklı oradadır.
Ama eski duygular da oradadır.

Bu nedenle kişi annesinin yanında söyleyemediği öfkeyi, eve döndüğünde başka birine yöneltebilir.
Ya da annesine karşı hissedemediği kırgınlığı bu kez kendine yöneltip:

“Neden yine böyle oldum?”
“Niye bu kadar hassasım?”
“Bende bir problem var.”

demeye başlayabilir.

Burada önemli olan,
“Annem beni gerdi.” demekle yetinmemektir.

Asıl soru bazen şudur:

“Annemin yanında bende hangi eski hâlim ortaya çıktı?”

Çünkü bazen birkaç saatlik bir görüşme, birkaç saatlik değildir.

Yıllardır taşınan bir duygunun yeniden harekete geçmesidir.