Mindfulness: “Şu anda ne oluyor? Bunu fark edebilir miyim?”
Vipassana: “Şu anda ne oluyor ve bunun doğasını, değişimini ve ona nasıl tutunduğumu/direndiğimi doğrudan görebilir miyim?”
Mindfulness daha geniş bir farkındalık yaklaşımı, Vipassana ise daha yapılandırılmış ve içgörü geliştirmeye yönelik bir meditasyon pratiği olarak düşünülebilir.
Örneğin; Dizinde ağrı olduğunu düşünelim.
Mindfulness:“Dizimde ağrı var. Ağrıyı fark ediyorum. Nefesime dönüyorum. Bedende neler olduğunu yargılamadan gözlemliyorum.”
Amaç; şimdiki ana dönmek, farkındalık ve kabul geliştirmek olabilir.
Vipassana:“Dizimde ağrı var. Tam olarak nasıl bir duyum? Batma mı, basınç mı? Sabit mi? Dalgalanıyor mu? Şiddeti değişiyor mu? Ben bu ağrıya karşı direnç gösteriyor muyum? ‘Geçsin’ arzusu nasıl bir duyum yaratıyor? Birkaç saniye sonra aynı ağrı hâlâ aynı mı?”
Burada gözlem daha mikroskobik hale gelir.
Ve kişi şunu fark edebilir: “Ağrının kendisi bir deneyim; ‘buna dayanamıyorum, hemen geçmeli’ düşüncesi ise bu deneyime eklenen başka bir katman.”
İlişkide farkı
Partnerin sana soğuk davrandı.
Mindfulness:“Şu anda kırıldığımı fark ediyorum. Göğsüm sıkışıyor. Zihnim sürekli onun söylediklerini düşünüyor. Biraz durup bunu gözlemleyebilirim.”
Vipassana:“Kırgınlık bedende nerede? Göğsümde baskı var. Baskı dalgalanıyor. Ardından ‘beni artık sevmiyor’ düşüncesi geliyor. Bu düşünceyle birlikte korku yükseliyor. Sonra ona mesaj atıp açıklama isteme dürtüsü geliyor. Dürtüyü de gözlemliyorum.”
Burada kişi yalnızca duygusunun farkına varmıyor, deneyimin nasıl oluştuğunu görmeye başlıyor:
olay → duyum → düşünce → duygu → dürtü → davranış
Ve araya şu alan giriyor: “Bunu hissediyorum ama hissettiğim şey olmak zorunda değilim. Hemen davranmak zorunda da değilim.”
Bence psikoterapi açısından en kıymetli kesişim noktaları da burada: duygu ile davranış arasına farkındalık koymak, otomatik tepkiden seçilmiş tepkiye geçebilmek.
