Uzun süre devam eden ve davranışa dönüşmeyen bir kararsızlık yaşıyorsanız

Burada “hayır” a daha yakın olduğunuzu değerlendirebilirsiniz. Ama bunu “kararsız olan herkes aslında hayır diyordur” şeklinde kesin bir psikolojik kural olarak söyleyemeyiz.
Özellikle kişi:
•⁠ ⁠sürekli erteliyorsa,
•⁠ ⁠aynı soruyu tekrar tekrar düşünüyor ama ilerlemiyorsa,
•⁠ ⁠adım atabileceği halde adım atmıyorsa,
•⁠ ⁠“bilmiyorum” diyerek ilişkiyi askıda tutuyorsa,
•⁠ ⁠ne evet diyebiliyor ne de hayır diyebiliyorsa,
pratikte verdiği cevap çoğu zaman “hayır”dır. Çünkü gerçek bir “evet” yalnızca duyguda değil, seçimde ve davranışta görünür.
“Uzun süre kararsız kalmak da bir karardır. Bazen insanın kendine söylemeye cesaret edemediği ‘hayır’, kararsızlık kılığında karşımıza çıkar.”
Ancak ilişkilerde şu ayrım da önemli: “Seni istemiyorum” ile “Seni istiyorum ama korkuyorum” aynı şey değildir. İkincisinde kişi korkusuna rağmen bir adım atmaya çalışır. Birincisinde ise çoğunlukla belirsizliği sürdürür.
1.⁠ ⁠Tabloda Kişi geçmişte yaşadığı bir kırılma, hayal kırıklığı, güven kaybı veya travmatik bir deneyime takılı kaldıysa, uzun süre “evet” diyememesi mutlaka “hayır” anlamına gelmez.
Burada iki ayrı durum vardır:
1.⁠ ⁠“Hayır, istemiyorum.”
Kişinin içsel olarak ilişkiye/karara yönelik isteği yoktur. Kararsızlık daha çok bir uzak durma biçimidir.
2.⁠ ⁠“Evet demek istiyorum ama yaşadıklarımın tekrarından korkuyorum.”
Burada istek vardır; fakat geçmiş deneyim bugünkü kararı bloke ediyordur. Kişi bugünü değil, geçmişte yaşadığı acının tekrarını değerlendiriyordur.
Psikolojik açıdan buna şöyle bakabiliriz:
Geçmişte yaşanan kırılma zihinde tamamlanmadığında veya onarılmadığında kişi bugünkü kişiyi ve ilişkiyi geçmişin merceğinden değerlendirebilir. Zihin son resimde kalmış ve zaman durmuştur. “Ya yine aynı şey olursa?” sorusu, “Şu anda gerçekten ne oluyor?” sorusunun önüne geçer.
Bu durumda önemli soru “Neden evet diyemiyorsun?” değil, biraz daha derindir:
“Bugünkü gerçekliğe mi cevap veremiyorsun, yoksa geçmişte yaşadığın şeyin sende bıraktığı korkuya mı?”
Kişi geçmişi nedeniyle evet diyemiyor olabilir; fakat iyileşmek için hiçbir sorumluluk almıyorsa, geçmişteki kırılma zamanla bir açıklamadan çok bir kaçınma biçimine dönüşebilir.Yani “Hayır” ile “Henüz evet diyemiyorum” arasında çok önemli bir psikolojik fark vardır.
Bunu belirleyen şey yalnızca kişinin söylediği değil, korkusuyla ne yaptığıdır.