Sizi umursamıyor mu, yoksa dili mi farklı? Gelin birlikte bakalım.
Bazı ilişkilerde partneriniz; sizin acı çeken halinizi tüm çıplaklığıyla görmesine rağmen ne yapacağını bilemeyebilir. Bu durum, onun ‘soyut olanı’ tanımamasıyla ilgilidir.
Zihni sadece somut ve net olanla ilişki kurmaya alışmış biri, idmanlı olmadığı bu duygusal alanda sizi beklediğiniz gibi karşılayamayabilir.
Haliyle bu durum, partnerinizin acınızı önemsiz bulduğu veya sizi umursamadığı anlamına gelmez.
Ancak partnerinizin sizin acınızın sorumluluğunu alarak; ‘Seni üzdüğümü fark edemedim, bu acıya sebep olduğum için ben de çok üzgünüm’ gibi bir yansıtma yapmasını beklerseniz, büyük ihtimalle hayal kırıklığına uğrarsınız.
Bu beklenti karşılanmadığında, yaşadığınız acı ‘anlaşılmamışlık’ hissiyle birleşerek katmerlenir.
Bu noktada çözüm, beklentinin yönünü değiştirmektir.
Partnerinizin soyut duygular dünyasında kaybolmasına izin vermek yerine; ona yarattığı acıyı, eylemleri üzerinden göstererek bunlar yüzleşmesini sağlayabilirsiniz.
Bu yüzleştirmeyi, rahatsız olduğunuz davranışa karşı net, açık ve ısrarlı sınırlar çizerek yapabilirsiniz.
Bazı insanlar hatasını sözle itiraf etmek yerine, neden oldukları acıyı hafifletmek için size iyi gelecek somut tekliflerle gelmeyi seçebilirler.
Bu yüzden, partnerinizden duygu odaklı bir özür beklemek yerine; sizi iyi hissettirmek için hangi eylemleri seçtiğine ve çizdiğiniz o keskin sınırlara nasıl tepki verdiğine bakın. Bazen en samimi pişmanlık kelimelerde değil, hatayı telafi etmek için atılan somut adımlarda saklıdır.”
