Danışan neden değişmez?(Direnç Yüksekse)

Danışan: Farkındaliğım var ama neden hislerim değişmiyor, neden kadar kötü hissediyorum?
Terapist: Fark ettiğin halde değişmemeni sağlayan şey sence ne?”
• “Değişirsen ne olur? Değişmezsen ne olur?”
• “Bu davranışın sana gizli bir faydası olabilir mi?”
• “Duyguların değişime izin vermiyor olabilir mi?”
• “Hangi anda eski davranış otomatik devreye giriyor?”
Bu sorular danışanı direnç yerine araştırmaya götürür
Normalleştirme
“Birçok insan önce zihinsel olarak anlar ama duygular ve alışkanlıklar daha yavaş değişir. Bu çok normal.”
Farkındalık–davranış boşluğu
“Zihnin anlamış ama duygusal sistemin ve alışkanlıkların henüz ikna olmamış olabilir.”
Koruyucu mekanizma vurgusu
“Bazen değişmemek aslında bizi koruyan bir mekanizma olur. Sence seni neye karşı koruyor olabilir?”
Sorumluluk vermeden güçlendirme
“Demek ki bir parçan değişmek istiyor, bir parçan da hazır değil. Bu iki parçayı birlikte anlamaya çalışalım mı?”
Derinleştirme
“Değişmek istememene değil, değişememene bakalım. Orada önemli bir şey var.”
Danışan neden değişmez?
Danışan genelde şu nedenlerle değişmez:
• İkincil kazanç (ilgi görmek, mağdur rolü, kontrol)
• Kimlik kaybı korkusu (“Ben böyleyim”)
• Değişim = belirsizlik = kaygı
• Çocukluk sadakati / suçluluk
• Duygusal regülasyon eksikliği
• Bedensel alışkanlık (sinir sistemi eskiyi seçer)
Seansın ortasına bırakabileceğimiz güçlü cümle:
“Farkındalık zihinde oldu. Şimdi kalp ve bedenin de ikna olması gerekiyor.”
Eğer direnç yüksekse
Yumuşak ayna tut:
“Belki de henüz değişmeye hazır değilsin ve bu da tamamen anlaşılır. Hazır olmayan tarafını tanıyalım mı?”

Örnek: Danışanın yetersizlik şeması olduğunu varsayalım. Seans için güçlü cümle şöyle olabilir:
“Asıl nevrozun hata yapmak değil, yetersiz görülmek. Biz davranışları değil, bu yetersizlik hissinin kökünü çalışacağız.”