Gerçeklikten kopmadan, güçlü kaygı ve içsel çatışmalarla yaşayan; sevme, bağlanma ve düşünme kapasitesi yüksek ama suçluluk ve yetersizlik duygularıyla sıkışan kişilik örgütlenmesidir. Nevrotik yapı, psikanalitik ve psikodinamik kuramda kişinin gerçeklikle bağının korunmuş olduğu, fakat içsel çatışmalar ve kaygı nedeniyle sürekli bir gerilim yaşadığı kişilik örgütlenmesini ifade eder. Psikotik yapıdan farklı olarak gerçeklik algısı bozulmaz; borderline yapıdan farklı olarak ise kimlik daha tutarlıdır ve benlik bütünlüğü korunur.
Nevrotik yapıdaki birey:
• Gerçeklikten kopmaz, neyin gerçek neyin hayal olduğunu bilir.
• Suçluluk, kaygı, utanç gibi duygular yoğun yaşanır.
• İçsel çatışmalar belirgindir: “İstemek” ile “yapılması gereken” arasında sıkışma yaşanır.
• Kendini gözlemleme kapasitesi vardır (içgörü).
• İlişkilerde sevgi ve öfke birlikte taşınabilir; kişi tamamen iyi ya da tamamen kötü algısına kaymaz.
İçsel çatışmanın merkezi: Süperego ve arzu: Nevrotik yapının merkezinde arzu ile yasak arasındaki çatışma vardır.
Çocuklukta:
• Sevgi kaybı,
• Onaylanmama,
• Eleştirel ebeveyn,
• “Böyle olmamalısın” mesajları
yoğun yaşandığında kişi güçlü bir süperego geliştirir.
Bu durumda yetişkinlikte:
• Çok ister ama suçluluk duyar
• Yakınlık ister ama reddedilmekten korkar
• Başarır ama yeterli hissetmez
Yani nevrotik kişi arzusundan değil, arzusunun sonuçlarından korkar.
Savunma mekanizmaları
Nevrotik yapı ilkel değil, daha olgun savunmalar kullanır:
• Bastırma
• Yansıtma (hafif düzeyde)
• Akılcılaştırma
• Tepki oluşturma
• Mizah ve entelektüelleştirme
Bu savunmalar sayesinde kişi toplumsal işlevselliğini korur, çalışabilir, ilişki kurabilir.
İlişkilerde nevrotik örüntü
Nevrotik yapı ilişkilerde genellikle şu temaları yaşar:
• Sevilme ihtiyacı yüksek ama reddedilme korkusu da yüksek
• Fazla düşünme ve analiz
• Onay arama
• Kırılınca içine atma
• “Yeterince iyi miyim?” sorusu
Partnerle ilişkide:
Yakınlaşmak ister ama incinmekten korkar.
Sevgi ister ama kontrolü kaybetmekten kaygılanır.
Nevrotik kaygı, gerçek bir tehditten çok içsel çatışmadan doğar.
Örneğin:
• “Başarısız olursam sevilmem”
• “Onu kaybedersem değersizim”
• “Hata yaparsam utanç duyarım”
Bu nedenle kişi çoğu zaman dış dünyadan değil, kendi zihninden yorulur.
Sağlıklı tarafı
Psikodinamik açıdan nevrotik yapı:
• Terapiye en uygun yapı
• İçgörü geliştirebilen
• Değişime açık
• Empati kapasitesi yüksek bir kişilik örgütlenmesidir.
Nevrotik kişi acı çeker ama aynı zamanda kendini sorgulayabilen, düşünebilen ve dönüşebilen yapıdadır.
Nevrotik danışan genelde şu şikâyetlerle gelir:
• Kaygı
• İlişki karmaşası
• Değersizlik
• Takıntılı düşünme
• Onay ihtiyacı
• Ayrılık korkusu
• Aşırı suçluluk
Danışanda hangi içsel çatışma çalışıyor?
Kendine sor:
• Sevgi mi korku mu baskın?
• Suçluluk mu utanç mı?
• Terk edilme mi yetersizlik mi?
• Arzu mu yasak mı?
Nevrotik yapı = arzu ile süperego çatışması
Terapistin Yapması Gereken
• Aşırı rahatlatma verme
• Ama yargılayıcı da olma
• Nötr + sıcak dur
• Düşünmesini sağla
Şu çerçeve iyi çalışır: “Seni rahatlatmak değil, seni anlamak için buradayım.”
Nevrotik danışanın en büyük yükü:
aşırı suçluluk ve iç eleştirmendir.
Sor:
• Kendine en sert neyi söylüyorsun?
• Hata yaptığında içinde kim konuşuyor?
• Sevilmek için nasıl olman gerekiyor?
Amaç:
İçsel ebeveyn sesini fark ettirmek
Değer = performans” inancını çözmek
Nevrotik danışan ne istediğini bilir ama suçluluk duyar. Şunları araştır:
• Gerçekten ne istiyorsun?
• İstediğini elde etsen ne olur?
• Mutlu olmaktan neden korkuyorsun?
Çoğu nevrotik danışanın çekirdeği:
“İstersem kaybederim”
“Mutlu olursam bedel öderim”
“Sevilirsem terk edilirim”
